PitaPata - Personal picturePitaPata Dog tickers

27 Haziran 2012 Çarşamba

14 Haziran 2012 Perşembe

Tanıştırayım: Karakız

Bu hanımefendi ilk taşındığımız günlerde ürkek ürkek dolaşıyordu, çok da zayıftı.

Baktı ki Begonvilli Ev'in bahçesinde bir kap mama temiz su ve bol bol sevgi var artık verandamızdan hiç ayrılmıyor. Sabah kapıyı açınca ilk onu görüyorum:))

10 Haziran 2012 Pazar

Kızlarım

Bu kızlar bir içim su, cins pet diye tutturanlara duyrulur; ikisi de sokaktan geldiler, bizim prenseslerimiz oldular..






9 Haziran 2012 Cumartesi

Ah Jane ah!!!!!

Pencereden uzun uzun dışarıyı seyretmeleri içimi acıtıyordu.

Hele burada, her pencerenin önünde bir ağaç, bir dolu cik cik leyen kuş, eee bahçemiz de var artık, biraz biraz dışarı çıkarayım dedim.

Elbette gözüm üzerlerinde olarak.

Meraklı meraklı keşfettiler bahçeyi.

Başka kediler de geldi, malum bahçede su, mama kaplarımız var..

Her şey iyi güzeldi de eve girme zamanı geldiğinde söz dinletemedim. Sanki ''biraz daha!'' dercesine bakıp kaçıyorlardı. Daha hava da kararmamıştı, hadi azıcık daha kalsınlar dedim. Mutfakta biraz işim vardı.

Beş on dakika sonra bir baktım Colette verandada kapıyı açmamı istiyor. Jane nerede diye bakınırken ne göreyim, başıboş iki köpek bahçemizdeki çam ağacının altındalar. jane de can havli ile ağaca tırmanmış.. Hemen koşup köpekleri uzaklaştırdım. Gelin görün ki Jane korkmuş, ağacın oldukça yüksek bir yerinde iki kalın gövde arasına sıkışmış, korkudan titriyor. Komşumdan yardım istedim. Uzun bir Merdiven koyup alacağız. Neyse ki biz merdiveni getirinceye dek inmeyi başarmış, İşte böyle korkuttu bizi.

18 Mayıs 2012 Cuma

Kızlarımın Muhabbeti

Sabah erkenden bahçe keyfi yapan kızlarım oyunlar oynadılar, kuş kovaladılar, yorulunca eve gelip muhabbetle koklaştılar:)

17 Mayıs 2012 Perşembe

Kızlar Bahçede

Dün sabahtan beri kızları yavaş yavaş bahçeye alıştırmaya çalışıyorum. Çünkü yedinci kattaki apartman dairesinde tutsak gibiydiler. Buraya geleli pencereden kuş seslerini dinleyip dışarıya çıkma eğilimleri gösteriyorlar. Her ikisi de kısırlaştırıldığı için bahçede oynamaları, egzersizlerini yapmaları iyi olur diye düşünüyorum. Bir yandan da gözümün önünden ayrılmalarını istemiyorum. İlk sekiz gün hiç dışarı bırakmadım. Benimle birlikte evin içinde durmadan inip çıktılar. Dün sabah ikisini de aşağı indirdim ama jane verandada kaldı, ürkek ürkek etrafına bakınmakla yetindi. Colette bir parkta doğduğu ve biraz daha büyümüş olarak eve geldiği için bahçeye daha kolay uyum sağladı. Verandadan şöyle bir aşağıya baktı.
Sonra bahçeye indi.


Akşam üzeri tekrar bahçeye indik, bu kez Jane de katıldı.
Komşu bahçede otların arasında meraklı meraklı dolaştılar.

Bir ara tombik Jane Çam ağacına tırmandı, gözlerime inanamadım:)


Bunlar da benim fotoğrafçılığın yüz karası çekimlerim..