30 Aralık 2011 Cuma

Nice Mutlu Yıllara!!

Tüm hayvanseverlerin ve onların sevgili minik patili can dostlarının yeni yılını kutluyoruz!

Minik patili dostlarımıza  aileleri ile sağlıklı  nice yıllar dilerken, sokaktaki canların unutulmamasını  umudediyoruz..

29 Aralık 2011 Perşembe

Dayanışma böyle olur!

Zordur sokaklar.. Açlık, soğuk, acımasız insanlar... Düşman sanılanlar bile birbirinden destek alırlar. Tıpkı böyle..

Pinterest'te rastladım bu fotoğrafa..

8 Aralık 2011 Perşembe

Colette Minik Dostluğu

Bu küçük kız  yaramaz ama dost canlısı. Huysuz Minik'e bile kendini kabul ettirdi. Geçen gün  bilgisayarda çalışıyordum, başımı çevirdim ki, sarmaş dolaş uyuyorlar. Kamerayı kaptım ama  Minik  uyandı.''Ne oluyor yaa!!'' der gibi  bakındı. Ben de  bu muhteşem pozu ucundan kıyısından bu kadar görüntüleyebildim.

1 Aralık 2011 Perşembe

Pet Star Yarışması

 
 
Sonuçta basit, eğlenceli bir yarışma, hayati önemi yok. Olur da kazanırsak sokak hayvanlarına biraz daha fazla yardımda bulunuruz diye biz de katıldık ama bir de gördük ki, bu masum yarışmada bile istismarlar söz konusu. Her aday pet fotoğrafının altına ''çok güzel:)oy verdik siz de bizim ....  adlı köpeğimize oy verirseniz çok mutlu olucaz teşekkür ederiz:)'' diye yorum yazıp oy toplayanlar var. Doğrusu şaşırdım ve insanların basit bir yarışma için bile neler yaptığını görüp üzüldüm.

28 Kasım 2011 Pazartesi

Kızlarım

Colette'imiz serpildi, büyüdü, pırıl pırıl bir kız oldu. Biraz fazlaca yaramaz ama ne yapalım:)



Abladan kardeşe tımar!  Jane galiba Colette'i yavrusu sanıyor. Kucağına alıp bir güzel temizliyor.

26 Kasım 2011 Cumartesi

19 Kasım 2011 Cumartesi

Minik'im Hasta:(

Gece farkettik rahatsızlığını. Durmadan dolaşıyor, başını sallıyordu. Öyle tedirdi ki bir terslik olduğunu anladık.

Sabah gözümüz satte veterinerimizin kliniği açmasını bekledik..

Muayene sonucu  her iki kulakta da aşırı kirlenme ve enfeksiyon olduğu  ortaya çıktı. Uyutulup kulakları temizlendi.  Çok zahmetli bir işlemdi. Damla ve solüsyonla  tedavisi dürüyor. Hala ağrısı var.  Az sonra kontrole gideceğiz.

30 Ekim 2011 Pazar

Sevgili Petlerimiz için Yatak Modelleri



Bu hafta onlara yatak modelleri koleksiyonu oluşturmaya ne dersiniz? Her tür materyalden hazırlanmış (kumaş, örgü vs)yatak modellerini  bizimle paylaşın lütfen.
Not: Sevgili petlerinizin  dilediğiniz resmini bir önceki koleksiyonumuza  hala ekleyebilirsiniz.

4 Ekim 2011 Salı

Teşekkürler Migros!

4 Ekim Dünya Hayvan Hakları Günü nedeni ile kampanya yapan Migros tüm pet ürünlerini %50 indirimle satışa sunmuş.

Sokaktaki minik patiler için değişiklik olsun diye bu konserve mamalardan aldım. Jane de poz verdi.

Orada bu çok şirin  bardakları görünce kendime de hediye aldım.

3 Ekim 2011 Pazartesi

Bugün ''4 Ekim Dünya Hayvan Hakları '' Günü

  

Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi metni, Uluslararası Hayvan Hakları Birliği ve ona bağlı ulusal birlikler tarafından 21-23 Eylül 1977 tarihinde Londra’da hayvan hakları konusunda yapılan üçüncü uluslararası toplantıda kabul edildi. Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi ise, Paris’te UNESCO Sarayında 15 Ekim 1978 tarihinde törenle ilan edildi.
* Tüm hayvanlar eşit doğar ve eşit yaşama hakkına sahiptirler.
* Tüm hayvanların saygı görme hakkı vardır. Bir tür hayvan olan insan, diğer hayvanları yok edemez. Hayvanları kendi çıkarı için karşılıksız kullanamaz.
* Hiçbir hayvana kötü ve zalimce davranılamaz. Bir hayvanın öldürülmesi zorunlu ise bu, bir anda ve acı çektirilmeden yapılmalıdır.
* Vahşi hayvanlar kendi doğal çevrelerinde yaşama ve çoğalma hakkına sahiptir. Eğitim amacıyla bile olsa vahşi hayvanlar özgürlüklerinden mahrum bırakılamaz.
* Evcil hayvanlar, uyumlu bir biçimde ve özgürlük içinde yaşama hakkına sahiptir. İnsanların kendi çıkarları için evcil hayvanların yaşama koşullarında yapacakları her türlü değişiklik, haklara aykırıdır.
* Evcil hayvanlar, doğal yaşama sürelerine uygun uzunlukta yaşama hakkına sahiptir.
* Tüm çalışan hayvanlar (at, eşek…) iş süresinin sınırlandırılması, işin daha az yorucu olması, güçlerini artırıcı bir beslenme ve dinlenme hakkına sahiptir.
* Hayvanlara fiziksel ya da psikolojik acı çektiren deney yapmak, hayvan haklarına aykırıdır.
* Beslenmek için bakılan hayvanlar barındırılmalı, taşınmalı ve ölümleri de korkutmadan ve acı çektirmeden olmalıdır.
* Hayvanlar, insanlar tarafından eğlence amaçlı kullanılamazlar. Hayvanların seyrettirilmesi ve hayvanlarla gösteri yapılması, hayvan onuruna aykırıdır.
* Zorunlu olmaksızın bir hayvanın öldürülmesi, yaşama karşı işlenmiş bir suçtur.
* Çok sayıda vahşi hayvanın öldürülmesine neden olan safariler ve av partileri, hayvanlara karşı yapılmış bir soykırımdır. Doğal çevrenin kirletilmesi, yıkılıp yok edilmesi de soykırıma eşdeğerde alçakça bir davranıştır.
* Hayvanların ölüsüne de saygı göstermek gerekir. Hayvanların öldürüldüğü şiddet sahneleri, sinemalarda ve televizyonlarda yasaklanmalıdır.Ama hayvanlara yapılan saldırıları kınamak amacında olan filmlerde bu sınırlama yoktur.
* Hayvanları koruma kuruluşları, devlet katında temsil edilmelidir. Hayvan hakları da insan hakları gibi yasayla korunmalıdır. 


Hepsi de son derece yerinde ve aklıbaşında her insanın yürekten onayladığı, desteklediği  maddeler. Ancak bir de konunun  realitesi var. Pek çok konuda olduğu gibi hayvan hakları konusunda da insanlık yerlerde sürünüyor ne yazık ki.. 

Açlık, susuzluk çeken, zehirlenen, dövülen, işkence gören, otomobil çarpınca bir paçavra gibi görülen, tecavüze uğrayan, zevk için kulakları, kuyrukları kesilen, canlı canlı yakılan,  istenmeyen, iğrenilen sokak hayvanlarının çilesini, ancak onların   halini yakından  gözlemleyip, çare  bulabilmek için çırpınan bir avuç gerçek  hayvansever biliyor. Diğer insanlar  farketmiyorlar bile. Farketse de görmeye bile tahammül edemeyen, nefret eden, evinin, iş yerinin yakınlarında istemeyen pek çok insan var. Onların acısını, çilesini  bir türlü  anlamayan  pek çok insan.. Üstelik sokak hayvanları  ile ilgilenen insanlar da  bu grubun hedefi oluyorlar.. Hayvan düşmanlarına göre, hayvan severler, dışlanmayı, her türlü kaba davranışı hak eden, parasını, zamanını  boş işlere harcayan akılsız insanlar..Hele evini paylaştığın bir hayvan varsa,  mutlaka evin pis ve yaşanmaz durumdadır..


Oysa  hayvanlar da   hissediyor, acı çekiyor, sevip bağlanıyorlar, terkedilmenin acısını yaşıyorlar.. Sadece hayvan olarak yaratılmışlar, tek fark bu.  Bu yüzden  de şikayet etme, haklarını arama şansları yok.


Yaşama tutunmaya çalışıyorlar  ama her şey onlara karşı. Yaşama alanları  yok edilmiş; o yerlerin yeni sahipleri ise onları  oralarda istemiyor. 
 Her yıl, kürkleri için kafalarına  sopalarla vurularak öldürülen  foklar, bir günlük  haber olmaktan öteye gidebiliyorlar mı?


Ya boğa, horoz ve köpek dövüşleri? 
Yaşamı boyunca dövüşmekten başka bir şey görmemiş, karanlık odalarda çiğ etle  vahşileşmesi sağlanan,  dövüşemez hale gelince de öldürülen, delirtilmiş pitbulların kurtarılışını  gösteren bir belgesel izledim ve lanetler  okudum, para için  bunları yapanlara.. Sözümona kurtarıldılar..Kurtarılan hayvancıkların  yaşamla bağı kalmamıştı ki...

Ya terkedilenler? Bir heves uğruna alınıp acımasızca sokaklara bırakılanlar? Sonlarının açlıktan delirme ya da bir otomobilin altında kalıp ölme olduğu  hiç mi gelmiyor akıllara?

Neler yazılıp  söylenmedi ki.. Yine de değişen bir şey yok..
Kısacası; hayvan ya da insan, her canlı  doğanın bir parçası... Doğa ise bir var oluşlar zinciri..  ''Benim daha çok hakkım var'' demek ancak  vicdan, akıl ve mantık  yoksunluğunun  göstergesidir.





Gördüğümüz olumsuz durumlar ya da resimler içimizi acıtınca başımızı çevirip izlemekten vaz geçiyoruz. ''Ben tek başıma ne yapabilirim ki'' deyip hiç bir çaba göstermeyenler çoğunlukta. Oysa her insan, vicdanının sesine  kulak verip yapabileceği  bir şeyler olduğunu kavrayabilir.
Bu dünya hepimizin..

15 Eylül 2011 Perşembe

Minik, Jane ve Colette

Colette de fotoğraf çektirmeyi seviyor:)


 Daha çok sevdiği bir şey daha var. Tabii ki oyun, oyun, oyun...


Yine abla kardeş muhabbetleri:)

 Sonra en sevimli halimizle dinleniyoruz:)


Minik'imiz